Türkçe kelime listesi
WODOKU'nun Türkçe bulmacalarında çıkabilecek 325 gizli kelime, 21 tema altında anlamlarıyla. Her kelimenin harfleri birbirinden farklı: Kolay 6, Orta 8, Zor 9 harf.
Meslekler 39
Su altında çalışan ya da dalan kimse.
Lokantada servis yapan kimse.
Denizde gemi soyan haydut.
Saç kesen ve şekillendiren kimse.
Mahalle ya da köyün seçilmiş yöneticisi.
Bir hastanenin yöneticisi olan hekim.
Sebze bahçesi işleten kimse; Osmanlı'da saray muhafızı.
Başkalarının hayat hikâyesini yazan yazar.
Kumaş ya da halı dokuyan kimse.
Yabancı filmlerde oyuncuları seslendiren kimse.
Ülkesini yabancı ülkelerde temsil eden görevli.
Esnafın işi; alışverişte esnafça tutum.
Bir olayı izleyip değerlendiren kimse.
Kamyon şoförü.
Kervanı yöneten ya da kervanla taşımacılık yapan kimse.
Kimya bilimiyle uğraşan kimse.
Film ya da makine parçalarını birleştiren kimse.
Teknik projeleri tasarlayıp yöneten kimse.
Milyonlarca parası olan zengin kimse.
Reklam işi yapan kimse.
Sinema işiyle uğraşan kimse.
Çevirmen.
Yorgan diken kimse.
Sürü gütme işi.
Şoförün mesleği.
Yayına hazırlama işi.
Garsonun işi.
Bir toplantıda konuşma yapan kimse.
Mobilya yapan ya da satan kimse.
Muhtarın görevi ve bürosu.
Oyuncak yapan ya da satan kimse.
İşverenlik; başkalarına buyurma.
Uzman olmayan genel hekim.
Piyango bileti satan kimse.
Sendikada görev yapan kimse.
Konuşmaları özel işaretlerle hızla yazan kimse.
Sigorta işi yapan kimse.
Telgraf çeken görevli.
Sokakta tezgâh açıp mal satan kimse.
Kavramlar 34
Kuruma kayıtlı kalıcı eşya; bir yerden hiç ayrılmayan kişi.
Sorgulamadan kesin inanan, katı görüşlü.
Bir dilin bölgesel kolu, ağız.
Gösterişli ve büyüleyici biçimde büyük.
Tehlikeden uzak olma durumu.
Benzer şeylerin oluşturduğu sınıf, ulam.
Tarafsız; fotoğraf makinesinin merceği.
Yükseltilmiş düzlük; görüşlerin paylaşıldığı ortam.
Akla uygun, mantıklı.
Simgesel.
Ağızdan ağıza yayılan, doğruluğu belirsiz haber.
Hoşgörü; kabul edilebilir sapma payı.
Bir alanda derin bilgi sahibi olma.
Yükselme, ilerleme.
Güç kullanarak baskı yapma.
Parasız, bedava.
Olması mümkün olmayan.
Eli açık olma.
Açıkgözlük, kurnazlık.
Yiğit, mert ve cömert.
Fiyatların genel olarak düşmesi.
Açgözlülük.
Sırf usul gereği yapılan iş.
İnsansever, hayırsever kimse.
Kaba ve özensiz davranma.
Değersiz.
Kolay kolay aldatılamayan kimse.
Gelecekteki, ileride olacak.
Karşılıklı.
İnsanlardan kaçan, insan sevmeyen kimse.
Eş zamanlı (özellikle çeviri için).
Merhametsiz, insafsız.
Evrensel.
Kurnazca yapılan kötülük ya da muziplik.
Okul & Bilim 30
Bir kuralı simgelerle gösteren ifade.
Canlıların temel yapı taşı olan element.
Pillerde kullanılan hafif metal.
Doğru düşünmenin kurallarını inceleyen bilim.
Birine yazılıp gönderilen yazı.
Değerli, gümüş renkli metal.
Güneş sisteminin uzak cüce gezegeni.
Işığı renklerine ayıran saydam cisim.
Halkalarıyla ünlü gezegen.
Sofra tuzunun bileşenlerinden olan element.
Parçaları birleştirilerek resim tamamlanan oyun.
Dünya'yı saran gaz katmanı.
Sabunlu sudan üflenen küçük balon.
Dokuz kenarlı çokgen.
Bir doğru boyunca uzanan, lineer.
Evrendeki en hafif ve en bol element.
İki kollu açık eğri; söz sanatında abartma.
Kemik ve dişlerin temel elementi.
Bin gramlık ağırlık birimi.
Mıknatıs özelliği taşıyan.
Muzda bolca bulunan element.
Alan ve birikim hesaplamaya yarayan matematik işlemi.
Dik üçgende dik açının karşısındaki kenar.
Kalem, defter gibi yazı gereçleri.
Metalleri işleme bilimi.
Eğitim bilimiyle ilgili.
Nükleer yakıt olarak kullanılan radyoaktif element.
Tepki; kimyasal tepkime.
Döndürerek maddeleri ayıran alet.
Titreşim.
Sanat & Müzik 30
Sanatçının ya da zanaatkârın çalıştığı yer.
Tehlikeli sahnelerde oyuncunun yerine geçen kişi.
Sanat eserlerinin sergilendiği yer.
Dize sonlarındaki ses benzerliği, uyak.
Müziğin dinleyiciler önünde çalındığı gösteri.
Oyuncunun rolüne göre giydiği giysi.
Ezgi, nağme.
Renkli taş parçalarıyla yapılan resim.
Doğa manzarasını konu alan resim.
Duvara asılan büyük resim ya da afiş.
Tuşlarına basılarak çalınan büyük çalgı.
Tiyatroda oyunculara repliklerini fısıldayan kişi.
Filmlerin gösterildiği salon; film sanatı.
Ressamın tuvalini koyduğu ayaklı sehpa.
Kötü bir geleceği anlatan kurgu.
Belli aralıklarla düzenlenen sanat şenliği.
Endülüs'e özgü tutkulu müzik ve dans.
Yaylı çalgıların en büyüğü ve en pesi.
Müzikle uğraşan sanatçı.
Kitap süslemesi olan küçük, ayrıntılı resim.
Resme konu olacak kadar güzel.
Piyano çalan müzisyen.
Bir müzik grubunda şarkı söyleyen kişi.
Süs amaçlı.
Klarnet çalan müzisyen.
Güldürü sanatçısı.
Sanatta yeniliği savunan kimse.
Vurmalı çalgılar.
Film senaryosu yazan kimse.
Dudaklarını oynatmadan konuşan gösteri sanatçısı.
Spor 21
Boks yapan sporcu.
Kılıçla yapılan dövüş sporu.
Futbolda hücum oyuncusu.
İki takımın topu kaleye sokmaya çalıştığı oyun.
Ağırlık kaldırma sporu ve aracı.
Kaleyi koruyan oyuncu.
Voleybolda yalnızca savunma yapan oyuncu.
Futbolda oyuncunun kural dışı konumda olması.
Motorsuz uçak.
Spor yapan kimse.
Futbolda merkezde oynayan savunma oyuncusu.
Seyircilerin oturduğu basamaklı yer.
On branştan oluşan atletizm yarışması.
Ağırlık kaldırma sporcusu.
Yağlı güreş yapan güreşçi.
Spor kurallarına ve rakibine saygılı kimse.
Tekmeye dayalı Kore dövüş sporu.
Atlayışlarda kullanılan esnek tahta.
Bir yarışmada birinci olan.
Bilardo oynayan ya da salonu işleten kimse.
Hentbol oyuncusu.
Yiyecek & İçecek 21
Çayın demlendiği küçük çaydanlık.
Yazın yenen, içi kırmızı iri meyve.
Domatesten yapılan koyu sos.
İçi çeşitli malzemelerle doldurulan fırın patates.
Yemek pişirilen yer.
Kabak ve yumurtayla yapılan kızartma.
Sütün mayalanmasıyla yapılan yiyecek.
Salep kökünden yapılan sıcak kış içeceği.
Su konan, kulplu ve emzikli kap.
Süt ve pirinçle yapılan tatlı.
Sıvıyı süzmeye yarayan delikli kap.
Ağaç kabuğundan elde edilen tatlı baharat.
İçindekini uzun süre sıcak ya da soğuk tutan kap.
Sütün mayalanıp koyulaşmasıyla yapılan yiyecek.
Yağı da çıkarılan küçük, sert çekirdekli meyve.
Kabuğundaki yağ çaya koku vermek için kullanılan turunçgil.
Süt köpüklü İtalyan kahvesi.
Un, şeker ve yağla yapılan küçük tatlı.
Ekmeklere serpilen siyah, küçük tohum.
Dikenli çalılarda yetişen siyah, sulu meyve.
Sığırın sırt bölgesinden çıkan değerli et.
Masal & Tarih 20
Değerli şeylerin toplu hâli; gömü.
Eski zamanların büyük yelkenli savaş gemisi.
Uzun saplı, sivri uçlu eski silah.
Dev heykelleriyle ünlü tarihî dağ.
Yaya asker.
Hükümdar, padişah.
Atlı asker.
Gerçekleşmesi imkânsız ideal düzen.
Fırlatılınca geri dönen kavisli av aracı.
Kral ve ailesine ait olan.
Çıkışı zor bulunan karmaşık yollar ağı.
Eskiden üzerine yazı yazılan işlenmiş deri.
Silah kullanmada usta kimse.
Tek kişinin baskıcı yönetimi.
Toprak beylerine dayalı Orta Çağ düzeni.
Hızlı, orta büyüklükte savaş gemisi.
Osmanlı sarayının baş hekimi.
Bir köprünün iki ucundaki yer; ilerleme için tutulan mevzi.
Seri atış yapan makineli tüfek.
Başka ülkeleri sömüren.
Ev & Eşya 15
Binanın dışına taşan, korkuluklu bölüm.
Pencere dışındaki aralıklı kepenk.
Eşya saklanan kapaklı büyük kutu.
Arkalıksız, tek kişilik oturak.
Uyurken başın altına konan yumuşak destek.
Yatarken üstü örtmeye yarayan kalın örtü.
Açılınca yatak olan kanepe.
Suyu anında ısıtan cihaz.
Duvara yapılmış, odun yakılan ocak.
Tek katlı, bahçeli küçük ev.
Güneşi engellemek için kullanılan siper.
Çuval dikmeye yarayan büyük iğne.
Çekmeceli, aynalı yatak odası dolabı.
Kumaş ya da branda deliğine geçirilen metal halka.
Saça dalga veren elektrikli araç.
Doğa 14
Deniz kıyısındaki kumluk yer.
Denizde koloniler kuran, renkli iskeletli canlı.
Kokulu, sarı ya da beyaz kış çiçeği.
Gösterişli çiçekleri olan süs bitkisi.
Yer kabuğunun bitkilerin yetiştiği üst katmanı.
Lav püskürten dağ, yanardağ.
Bulutlardan damla hâlinde düşen su.
Fidan yetiştirilen yer.
Ağaçlarla kaplı yer.
Sıcak ve nemli tropik kuşağa ait.
Papatyaya benzeyen sarı göbekli çiçek.
Sonbaharda açan iri, katmerli çiçek.
Zehirli, mor çiçekli bir dağ bitkisi.
Hoş kokulu yaprakları olan uzun ağaç.
Duygular 13
Gurur karışık sevinç.
Mutluluk, neşe duygusu.
Koruyup sevme duygusu.
Her şeyin kötü yanını gören.
Geçmişe duyulan özlem.
Duygusal ve hayalci.
Sevimli, cana yakın.
Boynu bükük, mahzun.
Birine karşı duyulan kin ve husumet.
Özlem, ayrılık durumu.
Geçmişi özleten.
Yapılan bir şeyden duyulan üzüntü.
Çoğu zaman asık suratlı.
Şehir & Ulaşım 13
Belli bir hatta yolcu taşıyan araç.
Yük taşıyan büyük motorlu araç.
Şehirdeki geniş açık alan.
Caminin ezan okunan yüksek kulesi.
Bir ucu kapalı sokak.
Toprağı kazıyıp düzleyen paletli iş makinesi.
Araçta motorla vites arasındaki bağlantıyı kesen pedal.
Helikopterlerin inip kalktığı alan.
Küçük kamyon.
Işığı yansıtan küçük reflektör.
Otobüs ya da uçakların kalkıp vardığı yer.
Su altında ilerleyebilen gemi.
Havai elektrik hattından beslenen otobüs.
Hayvanlar 12
Geceleri avlanan, iri gözlü kuş.
Bazı hayvanların başındaki sert çıkıntı.
Filin uzun burnu; şiddetli hava girdabı.
Benekli postuyla bilinen yırtıcı kedi.
Toprakta yuva kazan, siyah beyaz yüzlü hayvan.
Kabarık kuyruklu, ağaçta yaşayan kemirgen.
At, inek gibi hayvanların ayağındaki sert kısım.
Güçlü çeneli, iri sürüngen.
Balıkların yüzmesini sağlayan organ.
Pembe tüylü, uzun bacaklı su kuşu.
Barışın simgesi sayılan, şehirlerde yaşayan kuş.
Balıkların suda nefes almasını sağlayan organ.
Toplum 11
Demokrasiyi benimseyen kimse.
Sanayi.
Yurdundan uzakta yaşayan kimse.
Dinini başka toplumlara yaymaya çalışan kimse.
Medeniyet.
Nüfusu inceleyen bilim.
Halkın kendi kendini yönettiği sistem.
Bir parti ya da topluluk içindeki hizip.
Göçmen olma durumu.
Bir görüşü ya da akımı ilan eden bildiri.
Aynı kadından süt emmiş kimseler.
Coğrafya 10
Güney Amerika'nın en büyük ülkesi.
Orta Amerika'da bir ülke.
Avrupa'nın en batısındaki ülke.
Alpler'in eteğinde küçük bir Avrupa ülkesi.
İspanya halkından olan kimse.
Güney ile batı arasındaki yön.
Güney ile doğu arasındaki yön.
Kafkasya'da, Türkiye'nin kuzeydoğu komşusu.
Kıbrıs'ın kuzeybatısında, narenciyesiyle ünlü kasaba.
Kuzey ile batı arasındaki yön.
Giyim & Aksesuar 9
Para ve kart taşınan küçük kılıf.
Kurdeleden yapılan süslü bağ.
Yakalı ve düğmeli üst giysisi.
Güzel koku veren sıvı.
Özel davetlerde giyilen erkek takımı.
Evde giyilen arkası açık ayakkabı.
İplik, düğme gibi küçük eşyaların satıldığı dükkân.
Bir kurumdaki herkesin giydiği tek tip giysi.
Boyna takılan süslü kolye.
Sağlık 9
Yapay güneş ışığıyla bronzlaşılan yer.
Aşırı yorgunluktan doğan bitkinlik.
Ses ötesi dalgalarla yapılan görüntüleme.
C vitamini eksikliğinden doğan hastalık.
Bazı renkleri ayırt edememe, renk körlüğü.
Doğum yaptırılan yer.
Kalp krizi.
İstenmeyen tüylerin kökünden alınması.
Karşı konulmaz bir çalma isteği duyan kimse.
Türkiye'den Şehirler 8
Harput'u ve Hazar Gölü'yle bilinen il.
Taş evleriyle ünlü güneydoğu ili.
Akdeniz kıyısında, limanıyla ünlü il.
Yerfıstığıyla ünlü Akdeniz ili.
Köftesiyle ünlü Trakya ili.
İki kıtayı birleştiren tarihî şehir.
Hem Marmara'ya hem Ege'ye kıyısı olan il.
Kömür madenleriyle ünlü Karadeniz ili.
Teknoloji 7
Yazı yazmaya yarayan tuş takımı.
Pek çok hizmete giriş sağlayan web sitesi.
Konuşmaları kaydeden küçük cihaz.
Gaz dolu tüpte ışık veren lamba.
Kablo kullanmadan çalışan.
Fotoğraf makinesinin çekim düğmesi.
Cam elyafından yapılan hafif ve dayanıklı malzeme.
Zaman 4
Günleri, ayları gösteren çizelge.
Her gün olan; bir günlük iş karşılığı ücret.
Saatin dakikaları gösteren uzun kolu.
Haftanın altıncı günü.
Renkler 3
Açık kahverengi saç rengi.
Koyu mavi renk.
Yeşile çalan açık mavi renk.
Vücut 2
Kolun bükülen eklemi.
Sırtı boydan boya destekleyen kemik dizisi.